logo

27 Eylül 2018

Şehit annesi, 24 yıldır oğlunun her gün geleceği umuduyla yaşıyor

şehit annesi 2 şehit annesi 1Kuzey Irak sınırında 1994’de şehit olan ve Naaşı bulunamayan jandarma uzman onbaşı Tayfun Özaksoy ‘un Niğde merkezde yaşayan annesi Ayşeana Özaksoy, her gün şehit oğlunun geleceği ümidiyle yaşadığını belirtti.

1994 yılında şehit olan ve Naaşı bulunamayan Uzman Onbaşı Tayfun Özaksoy ‘un gül gibi koktuğunu ifade eden anne Ayşeana Özaksoy “Onun bir karıncayı incittiğini görmedim. Zaten yüreği de el vermezdi kınalı kuzumun. Gözü karaydı, öyle çok severdi ki ailesini yapamayacağı bir şey yoktu bizim için. Ben onu hep gelecekmiş gibi bekliyorum. Oğlumun naaşının bulunmaması bizlere ikinci bir acı yaşatsa da rabbim sabrını veriyor. Her çalan kapıda, her çalan telefonda ondan bir haber mi var diyerek bekliyorum. Alışılmaz böyle bir acıya, dayanamam sanıyordum; ama Rabbim sabrını veriyor. Acısını hiç unutmayacağım ve onun bu vatan için şehit olduğunu da” ifade etti.

ANNESİYLE EN SON GÖRÜŞTÜĞÜNDE BENİ BULAMAZSINIZ DEDİ 24 YILDIR BULUNAMADI

Operasyona çıkmadan telefonla görüştüğünü ve beni bulamazsınız ben sizi bulurum dediğini söyleyen acılı anne Özaksoy; “Şehit Olmadan Bir Hafta Önce görüştük anne siz beni aramayın ben sizi ararım operasyona gidiyorum bulamazsınız dedi ve gerçekten bulamadık 24 yıldır. Devletimiz aramış ama bulamamış. Bizlerde kendi imkânlarımızla arttık ama bizde bulamadık” dedi.

24 YILDIR UMUTLA BEKLİYOR

Oğlunun şehadet haberini anlatan acılı anne Özaksoy; “ Bir telefon geldi her kes Tayfun’u sordular. Herkes bizi arayıp Tayfun’u sorunca içimize ateş düştü, acep bir şey mi oldu derken çok geçmeden jandarma aradı çocuğunuz yaralı diye. Ekip evin aşağısına gelip babasını çağırdılar ve babasına çocuğunuz şehit ama bulunamadı dediler. Daha sonraki ifadelerde şehit olmuşsa bir şehit askerin postalı bile bırakılmaz diye biliyoruz bizler. Nerede o zaman şehitse. Yaralı dediler, uçurumdan uçtu dediler çok aradık bulamadık dediler ve en sonunda gerçek şehit uçar uçmuş dediler. Tabi bu bize mantıksız geldi. Biz kendi imkânlarımızla da arattık ama yine bulamadık. Benim kapım 24 yıldır açık cenaze her gün geliyormuş gibi. Ama yapacak bir şey yok. Oğlumun şehit olup bulunamamasından 24 yıl geçmesine rağmen ben hala beklerim. Çocuğum da bulunmadı keşke bulunsa da burada olsaydı hiç değilse yerini bilirdim gelir böyle taşını severdim. Şimdi de seviyorum ama biliyorum içi boş içinde çocuğum yok. En azından içinde olsaydı bir nebzede olsa içim soğurdu” diye konuştu.

EVLAT ACISI HİÇBİR ŞEYE BENZEMİYOR

Benim ikinci evim içerisinde oğlumun olmadığını bildiğim şehitlik ve birinci evimde yakın buraya. Ben her gün gelip burada dua ederim. Eşim, annem ve babam öldü ama evladın yerini hiçbir şey tutmuyor. Evlat bir başka. Oğlumun kader anlına yazılmış gitme dedim yine de gitti. Ben hakkımı oğluma helal ettim, o da bana son kez şehit olmadan bir hafta önce sesini duyurdu. Bir evlat hiç mi incitmez, incitmedi. Kırmadı, dökmedi. Küçükten beri hep böyleydi. Sesi çıkmazdı. Şehit olalı yani şehit olup kaybolalı 24 yıl oldu ama ben hiçbir zaman umudumu kesmedim ve bekliyorum. Her kapı çaldığından her telefon çaldığında oğlum diye açıyorum kapıyı ve telefonu. Bir Tayfun daha büyüttüm ” şeklinde konuştu.

Niğde’de 1985 yılından bu güne 159 şehidinin bulunduğunu söyleyen Niğde Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Dernek Başkanı Ömer Demir; “ 159 kahramanımızın geride kalan

Yüreği Yanmış Bir annenin eşin ve yetim kalmış bir çocuğun ne kadar büyük acılar yaşadığının tarifi asla yapılamaz. Her bir şehidimizin ailelerine bıraktıkları büyük veya küçük unutulmaz anıları vardır. Yıllar geçtikçe yalnız kaldığını hisseden şehit anası Şehit babası şehit eşi Şehit çocuğu daha da büyük acılar yaşamaktadır. Tabii ki elhamdülillah İnancımız sonsuzdu acılara göğüs gerdik hainleri asla sevindirmedik. 2002 yılına kadar kimler şehit ailesi bilinmiyordu hangi şehidimizin çocuğu var Hangi şehidimizin eşi var hangisinin annesi babası nerede hiç kimse bunları bilmiyordu 2002 yılından sonra sayın Cumhurbaşkanımızın Şehit ailelerimize karşı çok özverili ve kayda değer girişimleri nedeniyle o günden sonra bütün köyde kasabada ilde bulunan Şehit Ailelerimiz tek tek değerli Valilerimiz tarafından ziyaret edilerek hatırları sorulmaya başlandı ve o günden sonra biz şehit ailesiyiz diyebildik” dedi.

Demir; “Çok şükür şimdi ise Sayın Valimiz gerek makamında gerekse ev ziyaretlerinde şehit ailelerimizle bir bir ilgileniyor bundan dolayı da Sayın Valimize teşekkür ediyoruz. Ayrıca Şehitlerimiz arasında öyle biri var ki 03. 10. 1994 yılında Kuzey Irak sınırında hain terör örgütleri ile girilen çatışmada kaybolan jandarma uzman çavuş Tayfun Özaksoy’un naaşına ulaşılamamıştır aradan 24 yıl geçmesine nazaran şehidimizin annesi Ayşeana Özaksoy çalan her kapıda her telefonda sanki bir an oğlu Karşısına çıkacakmış veya sesini duyacakmış gibi acı ile yaşamaktadır. Bir anne için bu acının ne kadar zor olduğunu emin olun tahmin edemiyoruz keşke oğlunun naaşı bulunsaydı en azından umudu kesik olacaktı. Ayşeana annemiz oğlunun ne öldüğünden ne de yaşadığından bir haber alamıyor Devletimiz Bu konuyla ilgili birçok girişimler yaptı ama bir sonuca ulaşılamadı Ayşeana annemiz artık umutların azaldığını dayanacak gücünün kalmadığını her defasında tekrarlamaktadır. Dernek olarak en azından annemizin acılarını dindirmese de il jandarma komutanlığımızla yapmış olduğumuz girişimler sonrasında annenin de rızasını alarak Niğde Şehitliğimize şehidimizin adına temsili bir mezar yaptırdık. Niğde İli Şehit Aileleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği olarak Ayşeana annemize her zaman yardımcı olmaya devam edeceğiz. Allah’ım böyle büyük bir acıyı kimseye yaşatmasın. Ayşeana annemize sabırlar diliyoruz” şeklinde konuştu.

 

Share
#

SENDE YORUM YAZ

6+10 = ?